Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi

Kat(Arsa Payı) Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır?
İçerik gizle
1 Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshi

Türkiye’de gayrimenkul sektörü hızla büyürken, inşaat maliyetlerindeki dalgalanmalar ve ekonomik belirsizlikler ne yazık ki birçok inşaat projesinin yarım kalmasına neden olmaktadır. Arsa sahipleri, yıllarca biriktirdikleri veya aileden kalan arazilerini “yeni ve modern daireler” alma hayaliyle müteahhitlere teslim etmekte; ancak inşaatın yıllarca bitmemesi, eksik teslim edilmesi veya müteahhidin projeyi tamamen terk etmesi gibi ağır mağduriyetlerle karşılaşmaktadır. Bu kriz durumunda arsa sahibinin başvurabileceği en güçlü hukuki yol arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve buna bağlı tazminat davalarıdır. Ancak bu dava türü, sıradan bir sözleşme iptalinden çok daha karmaşıktır. İnşaatın tamamlanma oranı (%90 kuralı), fesihin geriye mi yoksa ileriye mi etkili olacağı, topraktan daire alan üçüncü kişilerin durumu ve eksik iş bedelleri gibi çok sayıda teknik hukuki uyuşmazlığı barındırır. Bu kapsamlı rehberimizde, müteahhidin temerrüdü (gecikmesi) durumunda arsa sahibinin haklarını, fesih sürecini ve Yargıtay’ın güncel içtihatlarını tüm detaylarıyla ele aldık.

Sözleşmenin Hukuki Niteliği ve Şekil Şartı (Noter Onayı Şart mı?)

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi; arsa sahibinin arsasındaki belirli bir payın mülkiyetini müteahhide devretmeyi, müteahhidin ise bunun karşılığında arsaya bir bina inşa edip bağımsız bölümlerden bir kısmını arsa sahibine teslim etmeyi taahhüt ettiği karma nitelikli bir sözleşmedir.

  • Resmi Şekil Şartı: Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Medeni Kanunu gereği, tapuda pay devrini içeren bu sözleşmelerin geçerli olabilmesi için mutlaka Noterde “Düzenleme Şeklinde” yapılması zorunludur. Kendi aranızda imzaladığınız adi yazılı bir kağıt, hukuken geçersizdir. Ancak Yargıtay’a göre; sözleşme adi yazılı yapılsa bile müteahhit inşaatı büyük oranda tamamlamışsa, artık “şekil eksikliğini” ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması sayılır.

Müteahhidin Temerrüdü (İnşaatın Gecikmesi veya Yarım Bırakılması)

Arsa sahibinin sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilmesi için müteahhidin “temerrüde düşmesi”, yani borcunu zamanında ifa etmemesi (inşaatı teslim etmemesi) gerekir. Müteahhidin temerrüdü genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:

  1. İnşaata Hiç Başlamama: Ruhsat alınmasına rağmen süresi içinde temelin atılmaması.

  2. İşi Ağırdan Alma: İnşaatın teslim tarihine yetişemeyeceğinin, mevcut çalışma hızıyla açıkça belli olması (TBK Madde 473).

  3. Yarım Bırakma: İnşaatın belirli bir seviyeye gelip durması ve teslim tarihinin geçmesi.

Müteahhit inşaatı geciktirdiğinde, arsa sahibi doğrudan fesih hakkını kullanabileceği gibi, sözleşmeyi ayakta tutup gecikme cezası (kira tazminatı) talep etme hakkına da sahiptir. (Tahliye süreçleri ve kira hukuku kaynaklı diğer haklarınız için bkz: Samsun Kira Hukuku Avukatı).

Sözleşmenin Feshi: İleriye Etkili mi, Geriye Etkili mi? (Kritik Ayrım)

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davalarında hakimin ve avukatın ilk bakacağı şey “İnşaatın Tamamlanma Oranı”dır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun meşhur kararlarına göre fesih, bu orana göre ikiye ayrılır:

A) Geriye Etkili Fesih (Geçmişe Etkili – İnşaat Oranı %90’ın Altındaysa)

Eğer müteahhit inşaatı terk ettiğinde binanın tamamlanma seviyesi (fiziki gerçekleşme oranı) %90’ın altındaysa, kural olarak geriye etkili fesih yapılır.

  • Sonucu: Sözleşme hiç yapılmamış gibi en başa dönülür. Arsa sahibi, müteahhide devrettiği tapuların iptalini ve kendi adına tescilini ister. Müteahhit ise o güne kadar yaptığı faydalı masrafları “sebepsiz zenginleşme” hükümlerine göre arsa sahibinden talep edebilir.

B) İleriye Etkili Fesih (İnşaat Oranı %90 ve Üzerindeyse)

Eğer inşaat büyük ölçüde bitmiş, fiziki gerçekleşme oranı %90 ve üzerine çıkmışsa, Yargıtay artık sözleşmenin geriye dönük iptalini “hakkın kötüye kullanılması” olarak değerlendirir.

  • Sonucu: Sözleşme feshedilir ancak o ana kadar yapılan kısım geçerli sayılır. Arsa sahibi tapuları tamamen geri almaz; müteahhidin yaptığı %90’lık işin karşılığına denk gelen tapular müteahhitte bırakılır, kalan eksik kısımların parası (eksik iş bedeli) ve gecikme tazminatları müteahhitten tahsil edilir.

Fesih Öncesi Hukuki Süreç: İhtarname, Tespit ve Mahkeme Aşaması

Sözleşmeyi feshetmek için doğrudan mahkemeye gitmeden önce atılması gereken zorunlu ve stratejik adımlar vardır:

  1. Delil Tespiti Davası: İnşaatın % kaç seviyesinde olduğu, eksik ve kusurlu işlerin bedelinin ne kadar olduğu acilen Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla (bilirkişi aracılığıyla) tespit edilmelidir.

  2. Noter İhtarnamesi: Müteahhide Noter kanalıyla “uygun bir mehil (ek süre)” verilmeli ve bu süre sonunda inşaat bitmezse sözleşmenin feshedileceği açıkça ihtar edilmelidir. Aksi halde açılan fesih davası usulden reddedilebilir.

  3. Dava Yoluyla Fesih: Önemle belirtilmelidir ki; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, içinde tapu devri taahhüdü barındırdığı için tek taraflı ihtarname ile sona erdirilemez. Taraflar noterde karşılıklı anlaşarak “ikale sözleşmesi” yapmadıkları sürece, sözleşmenin feshi ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Mahkeme kararı alınmadan inşaatın başkasına verilmesi, arsa sahibini “haksız fesih” ve “çifte sözleşme” nedeniyle tazminat yükü altına sokabilir.

Arsa Sahibinin İsteyebileceği Tazminat ve Alacaklar

Sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde arsa sahibi, uğradığı zararların tamamını müteahhitten talep edebilir:

  • Gecikme Tazminatı (Kira Kaybı): Sözleşmede belirtilen teslim tarihinden, feshin kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için, arsa sahibine düşen dairelerin rayiç kira bedelleri talep edilir.

  • Cezai Şart: Sözleşmede “gecikilen her ay için şu kadar dolar/TL ceza ödenir” maddesi varsa, bu bedeller icra veya dava yoluyla tahsil edilir. (İcra tahsilat süreçleri için bkz: İcra Takibi ve Borca İtiraz Rehberi).

  • Eksik ve Ayıplı İş Bedeli: İleriye etkili fesihte, binanın tamamlanmayan kısımlarının (çatı, asansör, çevre düzenlemesi) güncel piyasa maliyeti müteahhitten tahsil edilir.

  • Manevi Tazminat: Yargıtay, yıllarca evini bekleyen ve ağır strese giren arsa sahiplerine bazı durumlarda manevi tazminat da ödenmesine hükmetmektedir.

Üçüncü Kişilerin (Topraktan Daire Alanların) Hukuki Durumu

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin en kanayan yarası, müteahhide güvenip henüz inşaat halindeyken (topraktan) daire satın alan 3. kişilerdir. Eğer sözleşme “geriye etkili” olarak feshedilirse, arsa sahibi müteahhide geçen tapuları iptal ettireceği için, müteahhitten daire alan 3. kişilerin tapuları da iptal olur. Yargıtay, müteahhitten inşaat halinde daire alan kişilerin “iyiniyet iddiasında bulunamayacağını”, riski bilerek aldıklarını kabul eder. Bu durumda dairesini ve tapusunu kaybeden vatandaşın tek çaresi, ödediği parayı müteahhitten Tüketici Mahkemelerinde geri istemek ve gerekirse dolandırıcılık yönünden savcılığa başvurmaktır. (Ceza soruşturmaları ve şikayet prosedürleri için bkz: Samsun Ceza Avukatı: Ağır Ceza ve Asliye Ceza Davaları).

Binanın Teslimi ve Sonrası: Ortaklığın Giderilmesi ve Yönetim

Eğer fesih yoluna gidilmez ve bina bir şekilde bitirilirse, arsa sahibi ile müteahhit veya diğer alıcılar arasında dükkanların veya arsa paylarının paylaşımında krizler çıkabilir. Paylı mülkiyetin sorunsuz bir şekilde ayrılması için dava açılması gerekebilir. (Bu süreçlerin detayları için bkz: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davaları).

Bina iskan alınıp oturuma geçildiğinde ise; müteahhidin bıraktığı eksikliklerin giderilmesi, aidatların toplanması ve binanın hukuki güvenceyle yönetilmesi aşaması başlar. (Site yönetim süreçlerindeki hukuki riskler ve danışmanlık hizmetleri için bkz: Site Yönetimi Avukatı Samsun: Apartman Danışmanlığı).

Fesih Yerine “Nama İfa” Çözümü

İnşaatın belirli bir seviyeye ulaştığı ancak müteahhidin işi bıraktığı durumlarda, arsa sahibi sözleşmeyi feshetmek yerine mahkemeden “Nama İfa” (müteahhit nam ve hesabına ifa) izni alabilir. Bu yolla arsa sahibi, eksik kalan işleri müteahhit adına bir başkasına yaptırıp masrafları müteahhide ait olan bağımsız bölümlerin satışı ile karşılayabilir.

Sonuç ve Profesyonel Hukuki Destek

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, gayrimenkul hukukunun en meşakkatli, en yüksek meblağlı ve hatayı asla affetmeyen dava türlerinin başında gelir. Yanlış bir fesih ihtarı çekmek, delil tespitini zamanında yapmamak veya fesih türünü (ileriye/geriye) yanlış kurgulamak, arsa sahibini yıllarca sürecek mağduriyetlere ve devasa vekalet ücreti borçlarına sürükleyebilir.

İster sözleşme hazırlık aşamasında binanızın temelini hukuki güvenceyle atmak, isterse temerrüde düşen ve yarım bırakılan projelerde haklarınızı geri almak için; Samsun ve çevre illerde alanında uzman bir Gayrimenkul Avukatı ile çalışmanız hayati önem taşır. Milyonlarca liralık mülkiyet haklarınızı şansa bırakmamak için Avukat Oğuz Kaan Sarı Hukuk & Danışmanlık ofisimizle iletişime geçerek sürecinizi profesyonelce başlatabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Sözleşmenin feshi davası hangi mahkemede açılır?

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Eğer arsa sahibi gerçek kişi değil de bir ticari şirketse, Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olabilir. Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu durumlar (sadece arsa sahibine tahsis edilen kısımla ilgili) istisnaidir.

2. Sözleşmeyi tek taraflı Noterden feshedebilir miyim?

Kural olarak hayır. Tapu devrini barındıran bu sözleşmeler ancak tarafların karşılıklı anlaşmasıyla veya Mahkeme Kararı ile feshedilebilir. Noterden çekeceğiniz ihtarname sadece fesih iradenizi bildirir, mahkeme kararı olmadan tapuları geri alamazsınız.

3. İnşaat %95 bitti ama iskan (yapı kullanma izin belgesi) alınmadı, fesih yapılabilir mi?

Sözleşmede iskan alma yükümlülüğü müteahhide bırakılmışsa ve iskan alınmamışsa, bina fiilen bitmiş olsa bile hukuken tamamlanmamış sayılır. Bu durumda arsa sahibi gecikme tazminatı ve eksik iş bedeli talep edebilir ancak %95 seviyesinde kural olarak geriye etkili fesih yapılamaz.

4. Dava açmadan önce Arabuluculuğa gitmek zorunlu mu?

Taşınmazın aynına ilişkin “Tapu İptal ve Tescil” talepli fesih davalarında arabuluculuk zorunlu değildir. Ancak fesih davası ile birlikte talep edilen gecikme tazminatı, kira kaybı veya cezai şart gibi alacak talepleri için, tarafların sıfatına göre (ticari veya tüketici uyuşmazlığı) dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması “dava şartı” olup, bu aşamanın atlanması davanın usulden reddine yol açabilir.

5. Müteahhit inşaatı başkasına (başka bir taşerona) devredebilir mi?

Sözleşmede aksi açıkça belirtilmedikçe (alt yüklenici yasağı yoksa) müteahhit işin bir kısmını başkalarına yaptırabilir. Ancak arsa sahibine karşı sözleşmesel sorumluluk tamamen ana müteahhide aittir. İşin kalitesizliğinden veya gecikmesinden asıl müteahhit sorumludur.

6. Sözleşmedeki “inşaat süresi” ne zaman başlar?

Sözleşmede açık bir tarih yoksa, genellikle inşaat süresi “yer tesliminin yapıldığı” veya “inşaat ruhsatının alındığı” tarihten itibaren başlar. Bu nedenle, müteahhidin ruhsat alma işini sürüncemede bırakmasını önlemek için sözleşmeye “ruhsatın en geç X ay içinde alınması zorunludur” maddesi eklenmelidir.

7. Dava ne kadar sürer?

Keşif, bilirkişi raporları, varsa diğer tapu sahiplerine tebligatlar ve tapu iptal işlemleri nedeniyle bu davalar genellikle 2 ila 3 yıl arasında sürebilmektedir.

8. Topraktan daire alan mağdurlar, arsa sahibine dava açabilir mi?

Müteahhitten daire alan 3. kişilerin muhatabı, aralarında sözleşme yaptıkları müteahhittir. Kural olarak arsa sahibine karşı tazminat veya tapu tescil davası açamazlar. Ancak arsa sahibi ile müteahhit arasında “muvazaalı” (danışıklı) bir fesih işlemi varsa durum değişebilir.

9. İnşaattaki ayıp (kusur) gizliyse ne zaman dava açabilirim?

Açık ayıplar (gözle görülen boya, fayans hatası vb.) teslimde hemen bildirilmelidir. Ancak gizli ayıplar (temel yalıtımının bozuk olması, tesisat hataları) ortaya çıktığı anda derhal müteahhide bildirilmeli ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki 5 yıllık (ağır kusur varsa 20 yıllık) zamanaşımı süreleri içinde dava açılmalıdır.

10. Müteahhit vefat etti, sözleşme ne olur?

Müteahhidin vefatı kural olarak sözleşmeyi sona erdirmez, borçlar mirasçılarına geçer. Ancak sözleşme, müteahhidin tamamen “kişisel yetenekleri ve ticari itibarı” göz önüne alınarak yapılmışsa (TBK m.486), arsa sahibi sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olabilir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız

Kira Ve Gayrimenkul Hukuku

Kiracı Tahliye Davası

Kamulaştırmasız El Atma Davası

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davaları

Samsun Kira Hukuku Avukatı

Kira Tespit Davası Ve Şartları: 5 Yıl Dolunca Kira Artışı

Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracı Tahliyesi ve İptali: Hukuki Rehber

Site Yönetimi Avukatı Samsun: Apartman Danışmanlığı

Tapu İptal Ve Tescil Davası: Şartları Ve Nedenleri

Müdahalenin Men’i Davası (El Atmanın Önlenmesi) Nedir?

Ecrimisil Davası (Haksız İşgal Tazminatı): Şartları Ve Hesaplaması